KARDER HAKKINDA KI GÖRÜSLER

 

Cok degerli KAR-DER Avrupa yönetim kurulu üyeleri ve bu dernegin kurulusunda caba gösteren dostlarim,

Son yillarda önemi daha cok artan ve gelismis cagdas demokrasi toplumlarinda, demokrasinin en önemli ögesi olan demokratik kitle örgütleri yasamin vazgecilmez unsurlari olmustur. Bu anlamda KAR-DER’ in kurulusu ve islevi cok önemlidir ve bu calisma her türlü takdire degerdir. Bu nedenle bu calismaya katki sunmak, kendisine ve topluma karsi sorumlulugu olan herkesin en temel görevlerinden biridir.

Almanya’da yasayan herkesin bildigi bir gercegi bir kez daha hatirlatmakta fayda görüyorum. 1960’ li yillarin basinda hertürlü yokluga, olumsuzluga direnerek, dogduklari topraklardan binlerce kilometre uzakta yeni bir yasama adim atan ve bugün genclerimizin Avrupa’ da refah icinde 1. sinif yurttaslar olarak yasamasini saglayan cok degerli insanlari burada anmak gerekiyor. Askerlikleri disinda köylerinden baska kent görmeyen insanlarin, her türlü yasam kosullari farkli bir toplumda basarili olmalari ve topluma entegre olmalari cok önemlidir ve bugün burada var olabilmenizin temel sebebidir. Bunu herkesin önemle bilmesinde fayda vardir.

Köylerinden cikarak hasbelkader Almanya’ya gelen birkac insanin, hic bir kiskanclik göstermeden kendi köylülerini yanlarina alabilmek icin gösterdikleri cabalar unutulmamalidir. Almanya’ daki olanaklari kendi köylüleri ile hic bir cikar beklemeden paylasmak istemeleri Karaca köyünün özelligi olmalidir. Eger bugün burada siyaset yapan, islerinde basarili olan, ticaret yapan, meslek yapan insanlarimiz varsa, bugün burada varolmamizi saglayan insanlarin cabalarinin ürünüdür. Bu anlamda KAR-DER’ in temelleri ta o günlerde atilmistir.

Almanya’da calisan insanlarimiz sadece kendilerine fayda saglamakla kalmayip, Malatya ve Karaca’ da yasayan insanlarin gelismesinde de cok önemli katkida bulunmuslardir. Bugün Malatya’ da ve Türkiye’nin cesitli yerlerinde ticarette, siyasette ve bürokraside basarili olmus insanlarimiz varsa, bu da yurtdisinda calisan insanlarimizin katkilariyla olmustur. Bunun en güzel örneklerinden biride bu satirlarin yazaridir.

Karacali deyince akla Atatürkcü, Laik Demokratik Cumhuriyet’in savunucusu, Devrimci, Cagdas insan akla gelmektedir. Bugün hala köyümüzden söz edildiginde Malatya’nin (belki de Türkiye’nin) nüfus oranina göre en cok üniversite mezunu cikaran bir köy akla gelmektedir. Okuma oraninin % 100 lere vardigi, cagdas, ilerici, demokrat, kendi icinde dayanismayi saglayan, biribirine saygi gösteren, insanlarina esit yarisma hakki saglamaya calisan, sosyal ve kültürel degerlere önem veren, biribirini seven bir toplumda da beklenen örnek; bir demokratik kitle örgütünün kurulmasi ve yasatilmasidir. Bugün ilk asama yani kurulus gerceklestirilmistir. Bundan sonra herkese düsen en önemli görev hic bir ön yargi gütmeden, hic bir fayda beklemeden bu dernegin yasatilmasidir. Bu dernegin yasamasida cok dogaldir. Cünkü Malatya’da okumasi ile, yasantisi ile, caliskanligi ile herkese örnek olan bir toplumda böyle bir dernegin yasamasindan basarili olmasindan daha dogal bir sey olamaz.

Her zaman, her yerde, her kosulda dogdugu „Karaca Köyü“ ile gurur duyan bir insan olarak, dernegin yasamasi, basarili olmasi icin elimden gelen cabayi gösterecegimi bütün Karacali dostlarimin bilmelerini istiyorum.

Bugün buradan Karaca Köyü’ nün gelismesine katki sunan ve bu dernegin kurulmasini yasamasini saglayan herkese en derin duygularimla sevgi ve saygilarimi sunuyorum.

CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi

CHP Malatya eski Il Baskani

Veli Agbaba

KAR-DER Avrupa adli dernegin, ortak tarihsel degerler ve Karaca Köyü ile maddi-manevi dayanisma platformunda kurulmus olmasi, sivil toplum örgütlenmesi acisindan bir kazanimdir.

Yasadigimiz ekonomik ve toplumsal iliskiler sürecinde, bireylerin ortak amaci, hedef ve ilkeler etrafinda sivil toplum örgütlerinde birlesmesi, bireyin toplumsal yasama daha aktif ve daha güclü katilmasinin, kendini ifade etmesinin ve temsil gücü olusturmasinin önemli bir adimidir. Bütün demokratik toplumlarin en önemli mekanizmalarindan biride sivil toplum örgütlenmesidir.

Sivil toplum örgütleri, toplumu temsil etmeyi, bireyi güclü kilmayi, insanlar arasinda kurumsal iliski saglamayi, insani dayanisma ve yardimlasma ortami yaratmayi ve nihayet bireyi ve toplumu daha ileri tasimayi saglayan önemli kurumlardir.

KAR-DER’in Burs, saglik ve köy projelerine katki saglama gibi erdemleri; bireyciligin, kendine yabancilasma gibi yozluklarin revacta oldugu günümüz sartlarindaki önemi daha da büyüktür. Böyle bir calisma, toplumsal gelismeye katki saglayan, motivasyon, kendine güven, aydinlanma ve kollektif dayanismayi besleyen önemli bir calismadir.

Tüm yönetici ve üyelerin kutlar, calismalarinda basarilar dilerim.

DES-BIR

Baden-Württemberg Demokrat Esnaflar Birligi adina

Baskan

Bedi AVCI

Saygi deger yöneticiler ve üyeler,

Insanlar tarih boyunca daha iyi bir yasam icin sürekli göc etmislerdir. Bizlerde bu amac dogrultusunda Anadolu da yasadigimiz topraklari terk ederek Avrupanin degisik ülkelerine geldik ve yillardan beri Avrupa da yasamaktayiz. Anadolunun bizlere vermis oldugu yerel kültür ve degerler, bizlerin onurlu yasam bicimini olusturmaktadir.

Sayin Karacalilar, farkli kültürlerin yasandigi Avrupa da kendi yerel kültürümüzü korumanin ve yasatmanin en dogru yolu, kültür örgütleri ve bunlardan bir taneside dernekler olusturarak saglamak mümkündür. Sizler KAR-DER Avrupa catisi altindaki örgütlenmenizle cevrenize ve toplumumuza bu konuda ciddi bir örnek teskil etmektesiniz.

Yapmis oldugunuz bazi etkinliklere katilarak, bu güzellileri sizlerle paylasirken, beni en cok etkileyen genc kusagida bu calsmalarin icine alaraktan onlara yerel kültürümüzü canli olarak yasatmaniz bizler icin övünc kaynagi olmustur. Bu calismalarin kaliciligi ancak ve ancak KAR-DER üyelerinin destegi ile mümkündür. Yapmis oldugunuz genis katilimli gecelerin bu denli güzelligi bunun kanitidir.

Yapmis oldugunuz bu basarili calismalardan dolayi, sayin KAR-DER yönetimi ve üyelerini yürekten kutlar, Ehli’beyt sevgi ve saygisiyla selamlarim.

Ayrica sitenizde bana yer ayirdiginiz icin, sizlere sonsuz tesekkürler.

SHBV Kültür Merkezi

Yönetim Kurulu adina

Baskan

Ali Riza Karakoc

Derneginiz KAR-DER´in kurulusuna cok sevindik, cünkü biliyoruzki, Ülkemiz Türkiye´de bulunan Akraba ve Dostlarmiz´in cogunlugunun büyük SIKINTILARI var. Bizler nekadar zengin Insanlar olmazsakda kendimizi onlara göre genelde daha iyi bir düzeyde görebiliriz, öyleyse Toplumuz Insanina nasil yardim ederiz diye kendimize sormamiz gerekir. Yalniz olarak bir Dostumuza yardim edebilsekte yetersiz kaliyor ve bizler bunun Bilincine vardigimiz andaki enazindan yöre insanlarimizlan biraraya gelme, destekverme ve Özellikle bir Cati, Dernek vs. adi altinda bulusmak gerekliligini görüyoruz.

Neden Yardim etmek Ihtiyaci duyalim diye bir Soru´da akla gelebilir. Burada altini cizerek Bizler Kimiz, Nasil Yasiyorduk, Neden Diyari TERK ETTIK veya ETTIRILDIK diyede O Dostlarimiza ben Sormak Isterim. Cevabi belli degilmidir Sevgili Dostlarim!!!!

Yardim Ederken´de Bugday´i degil de Bugday´i ürettirecek sekilde yardim edebilirsek, Iste O zaman gercek Güzellige ermis oluruz. Cünkü O yetisecek Bugdaydan cok Karinlar Doyar.

Özelliklen Cocuklarimizin OKUTULMASI icin SEFERBER olmamiz gerekir. Dünyatoplumundan örnek verecek olursak, bakin Yahudiler Dünyaya Hüküm ediyorlar, Bunun Sebebi BILIMden geciyor, PARA sonradan gelmistir. Nasilderseniz, Örnekvereyim; Dünyanin en iyi Bilim-Adamlarinin cogunlugu Yahudidir, dolaysiyla büyük Buluslar yapmislardir ve bu Buluslarindan Kazanilan Paralarin belli bir Kisminida Genclerinin Yetismesinde Kullanarak daha sonralari cok Cesitli Sirketler Kurmuslar. Su anda Ister kabul edelim ister etmeyelim Bu Sirketler bizi Yönetiyorlar.

Öyleyse amacimiz Yönetilmek degilde yönetmekse, Bugdayi vermek degilde ürettirmekse Genclerimize ve Cocuklarimiza iyi Gelecekler saglamamiz gerekiyor.

Bunun icinde Beraber bir Zincirin Halkalari gibi kenetlenmemiz gerekiyor. Burada hic bir dostumun Aklina gelmesini istemedigim bir Düsünceye dikkat cekmek Istiyorum, Bu Yöresel Dayanisma Dernekleri Hicbir Büyük Dini veya Siyasi Dernegin gücünü azaltmaz, O Derneklerden Istifalara yol acmaz, aslinda onlarin Yükünü azaltir ve Gücünü arttirir.

Ben Kendim Sosyaldemokrat Halk Dernegi Stuttgart Baskanligi disinda Kendi Yöredernegimiz olan Güney Almanya Samsunlu Canlar Derneginin´de Kurucusu ve Genelsekreterlik görevinide üzerime almis bulunuyorum.

Sizler biz Günayalmanya Samsunlu Canlar Dernegi Üyelerinden sanslisiniz, neden derseniz, önce Sizlere Bu Dernegimizden ve Insanlarimizdan bahsedeyim: biz Samsunun Ladik ve Havza Ilcelerine bagli 18-köyünün Insanlari olarak Eski DERSIM-Bölgesinden (SIVAS ile Erzurum arasinda kalan Bölgeden) 1700´lü yillarin sonlarina dogru Osmanli Pasalarinin IDAMFERMANLARI sonucu Diyari-Terk etmis Insanlariz.

Dernegimize gelince Merkezi Böblingen olup üyelerimiz Frankfurt´an Almanyanin Avusturya Sinirina kadar olan bölgeden oldugundan senede iki veya üc defa Toplanabiliyoruz.

Gönlüm Cok daha Beyanlarda ve Dileklerde bulunmak isterdim ama zamanimin kisitligi dolaysiylan simdilik Sizlerin Basarilarini diler ve Sizleri Calismalarinizdan dolayi kutlarken, Her Zaman Her Iki Dernegimiz Adina da Yardima hazir oldugunuzu bildirmekten mutluluk duyarim.

HDF (Halkci Dernekler Federasyonu)

Stuttgart Bürosu (HDS)

Yönetim Kurulu adina

Birol Akbaba

Degerli Avrupa-Karder Yöneticileri:

Kurmus oldugunuz Avrupa-Karder internet sayfasinin karacalilar ve insanlik
adina hayirli ugurlu olmasini diler,amaci dogrultusunda kullanilmasini
temenni ederim.

Toplumlasmanin kaçinilmaz ve bilgi çagininda yakindan izlenmesinin gerekli
oldugu bir zamanda,her ikisinide bir arada yürütebildiginiz için hepinize
tesekkür eder basarilarinizin
devamini dilerim.

REGENSBURG ALEVI KÜLTÜR MERKEZI

BASKANI

ALI KANDEMIR

 

HEDEFLERİMİZ BÜYÜK OLMALIDIR !

Değerli Karacalılar ,

Bu sitenin yapımında emeği geçen tüm dostlara sonsuz teşekkürlerimi sunarım.Karacalı bir çok vatandaşımız gibi bende Almanyada yaşıyorum.
Yeşiller Partisinin Nürnberg yöneticilerindenim.Almanyada sizlere bu site vasıtasıyla ulaşmak sevindirici.Gazetede yayınlanan bir mekalemi Karder aracılığı ile aşağıda okumak isteyenler için yayınlıyorum.

YOKSULLAŞIYORUZ!

Almanyada yaşayan yabancıların yüzde yirmisi işsiz durumdadırlar.Alman basını yaptırdığı araştırmada yabancılar arasında en çok Türk ve Türkiye kökenlilerin yoksulluk sınırına geldiklerini yazıyorlar.Dünyadaki ekonomik kriz ve globalleşme ister istemez Alman sanayisindeki krizin artmasında etkili olmaktadır.Fabrikalar ve orta derecedeki işletmeler Kapanmış ve çoğu kapanmaya gelmiş durumdadırlar.Bu kriz ve kıyımlar en çok yabacıları etkilemektedir.Türklerin ise günden güne işsizlik sayısı artmaktadır.Eğitimdeki yetersizlik ve buna paralel olarakta meslek sahibi olmayanlar,işsizlik kervanına katılmaktadırlar.Krizin aşılması ve yabancıların tekrar iş sahibi olabilmeleri içinde,yatırım ve üretimin artırilması gerekiyor. Globalizm kesinlikle Dünyada daha adaletli ve refahi şekillenmek zorundır.Konjüktürde gelişim ve değişim,almanyaya sağlikli yansırsa,umarız işsizlik sorununda biraz çözüm bulunur kanaatini taşıyorum.

YABANCI DÜŞMANLARI GÜÇLENiYORLAR!

Artan ekonomik kriz ve pahalılık, yabancı düşmanı partiler ve ırkçıların güçlenmesine neden olmaktadır.Yabancılar horlanmaktalar,çirkin afişlerle Türkiye düşmanlığı ile oy avcılığı yapılmaktadır.Anne, Babalarımız ve kardeşlerimiz bu ülkenin ekonomisine ne denli katkıda bulunduğumuzu ve bizlerin bu ülke için zenginlik kaynağı olduğumuzu her alanda söyledik.Yazdık,çizdik ve meydanlarda haykırdık.Türkiyenin Avrupa Birliğine girmesine engel olmak isteyen ve açıkça yakın zamanda bu anlayışla oy avcılığı yapacak partilerin üyesi olan veya destekleyen yabancı kökenli dostlarımıza bir kez daha sesleniyorum. Yeşiller ve SPD Türkiyenin Avrupa Birliğini zenginleştireceğini söylediler,oy kaybetme pahasınada olsa.Bizler Türkiyenin yeri Avrupadır ve Avrupanın bir parçasıdır diyoruz. Elinizi vicdanınıza koyun,sizler neyin peşindesiniz?Türkiye ve yabancı düşmanlığı yapanların hayalleri hüsranla bitecektir.Türkiye avrupayı emeği ve gücüyle dahada geliştirecek bir potansiyele sahiptir.Irkçı ve Faşist Naziler amaçlarına ulaşamayacaklardır.Halklar arasındaki dostluklar ise bir kaç bin ırkçının,çirkin afişleriyle bozulmayacak kadar sağlamdır.Kimse kimseyi gönderemez.İnsanlar olarak bu ülkenin sahibiyiz.Türkiyenin sahibiyiz.Dünyanın sahibiyiz.Türkiye’yi dıştalamak isteyen diğer Partilere gelince,Bekleyin göreceğiz.Seçim nutuklarınızda Türkiye karşıtı sözlerinizi bir kaç oy uğruna yapmanız,size sonuç getirmeyecektir.Sizlere Alman ve Yabancılar en güzel cevabı oylarıyla vereceklerdir.Çünkü Türkiyeden öğreneceğiniz çok şeyler var ve Türkiye Avrupa ekonomisinin can simidi olabilir.Avrupadan sizin gibi düşünenler dıştalanabilirler.Bizlerde demokrat ve aydın düşünenler olarak ,tüm insanlar ve güzel bir gelecek için mücadele edeceğiz.Bu düşünce tarzımızla güçleneceğiz.Dünyada barış ve kardeşlik rüzgarı esecektir. Bundan kuşkumuz yoktur.

HER ALANDA VAR OLALIM!

Anne ve Babalarımız en ağır koşullarda çalıştılar,dil bile öğrenme imkanı bulamadılar.Abiler,ablalarımız iyi bir iş bulmaya başladılar.Dil öğrenimindeki emek beraberinde saygı ve kabül görmeyi getirdi.Şimdide gençler yetiştiler,yüksek okul mezunlarımız çoğaldılar,öğrenciler çoğaldılar ve işyerleri çoğaldılar.Artık her yerde ve her alanda çoğaldık.Yaşamda en kutsal olgu örgütlü ve verimli olmaktır.Yönetim kademeleri ise çok önemlidir.Öyleyse her alanda var olmalıyız.Politikada aktifleşerek iyi yerlere gelmeliyiz.Hedeflerimiz ve çıtamız yüksek olmalıdır.Fırsatları iyi değerlendirmeliyiz, enerjimizi ekonomik , politik ve kültürel alanlarda daha verimli kullanmalıyız.Yerimiz olsunki,sözümüz olsun,gücümüz olsun ve bizi dinlesinler,bu her alanda geçerlidir.Gazetelerde yaptığım makalelerde ve röportajlarda genelde olumlu cevaplar aldım.Eyalet Milletvekilliğini kıl payı kaçırdım,seçimde bana oyunu vermeyen ama sonradan pişman olan dostlarımız coğaldılar ve bazı bölgelerde rekor oylar aldık.Kendi bölgem olan Gostenhof da yüzde kırka yakın oy aldık.Hem Alman hem Yabancıların ilgisinden oldukça memnun oldum. Dostluklar güçlendi.Dahada güçlenmek için her alanda olmalıyız.Siyaset te de çoğalmalıyız artık.

BiRLiKTEN KUVVET DOĞAR!

Tüm olumsuzluklara rağmen umutları kaybetmeden yolumuzda yürümeliyiz.El ele vermeliyiz.Işverenlerimizin ise alacagı her eleman yoksullaşmayı önemli ölçüde azaltacaktır.Eğitim veren kurumlar,gençlerimiz için daha iyi bir meslek verme çabasında olmalıdırlar.Sosyal ve kültürel faaliyetler,gençlerin geleceklerine parlak bir vesile olmalıdırlar.Politika yapmak isteyen gençler,kendi köken ve gelecekleri için faydalı olan partileri seçmeli ve mutlaka yönetmek için canla başla çalışmalıdırlar.Kendi bindikleri dalı kesmesinler.Muhafazakar Partiler hiç bir zaman başka dil,.kültür ve inanca imkan vermezler.Bu da böyle bilinmelidir. Görünen köy kılavuz istemez.Öncü kültür,AB tartışmaları çikaranlar yalnızca muhafazakarlardır.Bizim böyle bir derdimiz yoktur.Biz her köken ve inanca saygılı olmaktan yanayız.İnançlar ve emekler saygı görmelidirler.Herkes fedekarlık yaparsa uyum sorunu yaşanmaz.Sorun seçme ve seçilme hakkında,yerel seçimlerde,seçme hakkımızı isteyelim.Cünkü bu ülkenin insanlarıyız ve emek veriyoruz.Hakkımızı isteyelim.

Celal TURHAN

 




Öz & Er